4 Şubat 2014;Remzi..

14 ay olmuş uğramayalı..aslında arada birçok kere yazmayı istedim,ama ya zamanım,ya da imkanım olmadı..(ya da 2si de..)
-bugün sevgili Remzi Erdoğan ın cenazesi vardı.en sevdiğim egitarlarımın(4adet..)planları Murat Sezen e ve uygulamaların önemli bir bölümü Remzi ye aittir..kanser genç yaşında onu aramızdan aldı..halbuki geçtiğimiz sonbahar rastladığımda iyileşmişti.tümörlü dokunun garanti olsun diye epey geniş çevresi alınmış olduğunu ve kendisinde de erken teşhis edilmiş olduğu için bunun önemini anlatmış,ufacık bir değişiklikte derhal doktora gitmenin faydasını vurgulamıştı..
Dolayısıyla şimdi bu konuda alınacak önlemleri beyhude görüyor ve sonuna(neresiyse orası..)kadar habersiz, tasalanmadan hayattan zevk almaya çalışmanın gerektiğini düşünüyorum..olacak olan oluyor işte:-(((

Aslında yazmak istediğim birikmiş bir sürü konu var.ama keyfim yok..

Mar 4, 2014

2 Ocak 2013

yakın geçmişten unuttuğum detaylar;
-yaklaşık 1 ay evvel itü konservatuarda sinan cem eroğlu ile hane-i akustik konseri verdik.oldukça güzel geçti.gerçi konserin başında,bir alaylı olarak müzik okulunda(aslında müzik okuluna inanmıyorum,ama ortamının yararlarına inanıyorum..)bulunmamın az da olsa bir gerginliği vardı.ama hemen sonra sıyrıldım..sinan okulda öğretim görevlisi olduğu için konserden önce odasında rafdaki kitaplarını biraz kurcalama fırsatı da buldum..bu sayede ali ufki nin o zaman(1650 ler sanırım..)osmanlı müziğinden duyduğu eserleri nota altına almış olduğu kitabını gördüm..hemen bir fotokopi edindim..ve o zamandan beri notaları okumaya uğraşıyorum.ama doğrusu henüz pek bir şey anlamadım..sinan a notasyon ile ilgili bazı detayları sormam gerek..
teorik bilgilerim oldukça kısıtlı,dolayısı ile yanlış biliyor olabilirim ama,türk müziğinde günümüzde kullanılan batı nota sistemi 1700 de dimitri kantemir ile başlıyor diye biliyordum.bu nedenle ali ufki( polonyalı bir esir,..bobovski gibi bir ismi var.santur üstadı,ve devşirildikten sonra tercüman olarak da görev yapıyor..)nin kantemir den yaklaşık 50 sene evvel yazdığı bu eseri bence çok değerli..
-bu konser münasebeti ile yine öğretim görevlisi olan mikrotonal müziğe uygun olan klasik gitarı ile öncü tolgahan çoğulu ile tanıştım.müthiş bir gitar..tabii benim için epey karmaşık..çalmaya çalışırken,aman kıyıdan açılmayayım boğulurum gibi bir korkuya kapıldım:-)bana ilk fırsatta daha basit bir yapıda olan ilk gitarını verecek..biraz uğraşmayı denemek istiyorum..
-yarın öğle saatlerinde,nejat yavaşoğulları ile bu defa gs üniversitesinde-yaptığı açıklamadan ötürü sanırım rektöre tepki ve ödtü ye destek kapsamında- mini konser vereceğiz..

Oca 2, 2013

27 Aralık 2012

şehir turu yapıyorum..şimdi-17.10 itibarı ile-70 dk lık boşluğum var..sonra gece turu..fırsatı değerlendirip internet kahveye geldim..

-şehir turu bugün başladı.2 gün daha var.bu sefer başlangıç biraz zor oldu,çünkü dün gece beyoğlu mask da serdar öztop ile konser verdik.müzikten turizme geçiş ve rol değişimi oldukça hızlı oldu…(aslında çoğu zaman olduğu gibi..)ama bu sefer uyandığımda kahvemi içip biraz gitar çalasım vardı doğrusu..evden çıkarken mental olarak da oldukça zorlandım..

-dünkü konserin esprisi 2 g gibi:-)bir ilk konser olarak oldukça iyi geçti..barda ödediğim ufak miktarda hesap ve  yol parasını çıkardıkdan sonra para bile kaldı..:-)devamı da gelir gibi görünüyor şimdilik..

-yakın geçmişte bulutsuzluk özlemi ile 3-4 kere çalmış oldum..bana iyi geldi..eski evi ziyaret durumu..gaziantep imam çağdaş da bize tavsiyelerini esirgemeyen ve iyi bakan garson,bol kahkaha güzel sohbet,yenen güzel yemekler aklımda kalanlar.. nejat ve gencay ile ayrıca itü maslak da ,okulun bahçesinde asistanlara destek olmak için çaldık..kar yağıyordu,dolayısı ile başladıktan 3 dk sonra 2 elimi de hissetmemeye başladım..bu soğuğa rağmen sanırım 45 dk kadar,iyi kötü, çaldık..kendi adıma bunu,kendime ekstra adrenalin telkininde bulunarak sağlayabildim..aslında bu deneyimi her müzikle uğraşan bir kere yaşamalı diye düşünüyorum..eğitici bir yanı var bence..:-)

-bu aralar yoğun bir biçimde pinhani provaları sürüyor..2 haftaya yeni albüm kaydı var.nasıl olacak bakalım?

-selim (pinhani) ile-miam kayıt bölümünde öğrenci olduğu için-dönem ödevi kapsamında tek akustik gitar ile bir kayıt gerçekleştirdik..müthiş ekipman ve kayıt odasında yaptığımız kaydı dinlediğimde bir yaşıma daha girdim:-) değişik mesafelerde duran yüksek kalite mikrofonların kayıt altına aldığı netice inanılmaz.sanki 3 gitar üst üste çalmışım gibi zengin ve geniş duyuluyor.. 

-artık tur yapmak istemiyorum..sadece müzik ile uğraşmak istiyorum..:-)

nasıl olacaksa..

17.53..

Ara 27, 2012

13 Aralık 2012

yine buraya iliştirmek istediğim bir sürü birikmiş anı/konu var..bakalım hatırlayabilecek miyim?
zaman zaman başımı döndüren ekonomik kaygıları,gdo yu,olumsuz ortam şartlarını vs. bir kenara bırakmak istiyorum..şimdilik.. şimdilik her şeye rağmen güzel şeyleri görebilmek ve buraya sabitlemek istiyorum..
-akıncan ile çok güzel 2 konsere gittik.steve vai ve andy timmons konseri..aslında genel olarak gitarist müziklerini birkaç dk. dinleyebiliyorum.fazlası benim için sıkıcı hale geliyor,ama 2 konseri de zevk ile ve etkilenerek izledim..andy timmons konseri özellikle ekileyici idi..konser sonrası akıncan imza almak istediği için timmons un çıkmiş son albümünü satın alarak kendisine imzalattırdık.bu vesile ile tanışmış olduk.çok mütevazi bir insan.halbuki milyon üstü albüm satmış,verdiği seminerler ve konserler ile dünyayı dolaşan bir gitar kahramanı..birlikte resim çektirirken reklamımı:-) yaptılar ve hemen ertesi gün vereceği seminere birlikte gitar çalalım diyerek beni davet etti:-)bu sayede ertesi akşam karga bar da müthiş zevkli bir seminer izlemiş ve onunla 10 dk kadar birlikte gitar çalmış oldum..izleyenlerden bir kişi(cem,sağolasın cem..)telefonuyla çekim yapmış.buna çok sevindim..bu hoş anıyı reverbnation sayfamda paylaşırım belki..
-eyüp iblağ sayesinde reverbnation adlı yeni müzik paylaşım sitesinde sayfam oldu..henüz alışamadım,ama bu sayfa sayesinde artık konser tarihlerimi,kayıt ve videolarımı hem twitter,hem de facebook sayfamda aynı anda haber verip,yayınlayabileceğim..yeni teknoloji(benim için..)yeni heyecan..:-)
-bu aralar pinhani ile yeni albüm için yoğun prova halindeyim..geçen gün provada hami ünlü youtube da çin metrosu videosu izletti.insanların nasıl metroya bindikleri,sığmayanların özel olarak görevlendirilmiş iticiler tarafından nasıl içeriye tıkıldıkları..hala aklıma geldikçe gülüyorum..:-))
bu konu bizim metrobüslerin nasıl kalabalık olduğundan açıldı..ama çin metrosunun durumunu gördükten sonra beterin beteri varmış diyorum:-)
-dün iztv de benim ile ilgili 30 dklık bir belgesel yayınlandı..ne güzel..bugün dvd kayıdını aldım.ilk fırsatımda reverbnation sayfamda yayınlayacağım..hoş bir anı..
-kerem den inciler;önüme bir cin çıkıp bana dile benden ne dilersen diye sorarsa,tek dileğim bundan sonraki 10 dileğimin gerçekleşmesi,derim..
-aslında aklıma şimdi kerem in abisine sorduğu bir soru geldi,galiba bir kaç ay oldu..abi balinalar(aslında bundan artık emin değilim,çok zaman geçti) nasıl çiftleşiyor?…ben burada kopmuşum,akıncan ın cevabını hatırlamıyorum:-)
-geçen akşam provadan eve döndükten sonra biraz gitarımın başına oturayım dedim.bir de baktım,her odadan ayrı gitar sesi geliyor..kerem ve akıncan kendi odalarında,ben salonda..bir süre ev, konservatuar gibiydi:-)yorgun olmama rağmen durum çok hoşuma gitti..ama şebnem in hoşuna gitmiş midir?emin değilim:-)..hak da veririm..
-beste çalışmalarımı genelde ya korg pandora,ya da loopstation ile yaparım.ama bir kaç gündür akıncan ile çalışıyorum.o akorları çalıyor,ben de üstüne melodileri çalarak düzeltmeleri yapıyorum.trafik ve ritimler konusunda fikrini de soruyorum..ona da,bana da faydalı..hayatımda ilk defa parçalarımı bir başkası ile çalışarak oluşturuyorum..ve bu kişi oğlum..ne güzel..
-bu aralar tv de fringe den sonra keşfettiğim yeni favori dizi ‘rescue me’.biraz cinsel temalar içerse de,hem çok komik,hem de dramatik..gözyaşlarımı zaman zaman tutamıyorum..bazen gülerken,bazen ağlarken..garip bir dizi..müzikleri de çok güzel..
şimdilik böyle…

Ara 13, 2012

14 KASIM 2012;50….

bu kadar uzun ara verince günlügümün giris sifresini bulmakta zorlanirim diye düsünüyordum,halbuki zorlandigim nokta,adresi hatirlamak oldu..

-11 kasim,sebnem in gizli olarak benim icin organize ettigi sürpriz dogum günü partisi ile müthis keyifli gecti..saskinbakkal da sangria adli live club bar da saat 21.00 da -oraya tabii ben,hayal kahvesinin üstünde bir pastaneye ailece bulusup pasta yiyecegiz diye geldim-neredeyse tanidigim ve görüstügüm herkes vardi..liseden arkadaslarim,müzik arkadaslarim,turizm cevresinden rehber arkadaslarim,kızkardesim ve ailesi..inanilmaz bir durumdu..bu partinin keyfi halen sürmekte..öyle ki,gelen hediyeleri bile minik kerem görmek istedigi icin demin(21.30)actim..yoksa partiye katilan arkadaslarimin varligi ve sürpriz partinin organizasyonu benim icin zaten büyük bir hediye idi,ve bunun etkisi gecene kadar da hediye paketlerini acmayi düsünmüyordum..aslinda yahu 40 li yaslara yeni alismistim,bu yeni haneyi nasil tellaffuz edecegim diye bir yandan kara kara düsünüyordum ama,bu parti sayesinde artik büyük bir zevkle 50 yasinda oldugumu söyleyebilecegim.ne güzel.. tesekkürler hepinize..en özel tesekkür tabii askim sebnem e..

-yarin 2 konserde(adana 15 i ve gaziantep 16 si)  bulutsuzluk özleminde calmak üzere-gitaristinin mazereti sebebiyle-yola cikiyorum.kismet ise 17 si de pinhani ile istanbul da bronx da calacagim..

iste böyle.. 

Kas 14, 2012

9 Kasım 2012

Eskişehir deyim.birazdan pinhani ile peyote de çalacağım.peyote,barlar sokağında..eskiden buralarda internet kahveler vardı,ama hepsi bar olmuş..bahane ile sokağı tavaf ettim.canlı müzik revaçta..gitar klarnet ikilisi veya gitar,bağlama gibi ilginç ve hoş düzenler söz konusu..ancak buraya tek gitar veya hane i akustik gitar kaval ikilisi olarak gelsem iş alamayacağım kesin:-)çünkü eğlence müziği yapıyor olmak gerekiyor,şarkı söylemek gerekiyor,icabında eller havaya demek gerekiyor vs..
-aslında bu aralar tek gitar(veya 2li olarak) bir yerlerde fon müziği-otel lobisi ortamı mesela-çalabilmek istiyorum.maddi katkısı olabilir..kısacası artık sadece müziğe odaklanmak,ve hatta geçimimi müzikten sağlamak istiyorum..şu sıralar-bir kaç gündür- sabah kalktıktan sonra bir kaç saat boyunca akustik sazlarımı kurcalamak,1-2 satır müzik yazmak bana moral ve keyif veriyor..
-ekim ayı boyunca sürekli istanbul da tur rehberliği yaptım. çok yorucu idi.bir de gezdirdiğim bazı turistleri düşünüyorum da,,,,aslında düşünmesem daha iyi:-)yoksa yine gözüm seğirecek:-)
-önümüzdeki hafta bulutsuzluk özlemi ile -deniz demiröz gelemediği için-arka arkaya 3 konser (adana,iskenderun,gaziantep)çalacağım.bakalım nasıl geçecek..
-aslında yazmak istediğim birikmiş bir sürü şey var,ama….
aklıma ilk gelenler akıncan ile gittiğimiz müthiş steve vai konseri+birlikte 1-2 parça çaldığımız-gümüşlük zemda ve istanbul tamirane-konserler..+müzik üzerine yaptığımız çeşitli(teknik konular,ticari açıdan durum değerlendirmeleri vs..)sohbetler..yaşına göre epey ileride.beni şaşırtıyor ve sevindiriyor..
-ilk fırsatta aklımdaki -kalırsa şayet-diğer konuları da buraya iliştirmeye çalışacağım.şimdi internetten çıkıyorum,çünkü burası peyote nin dj kabini-sağolsunlar yardımcı oldular- ve dinleyiciler gelmeye başladı:-)

Kas 9, 2012

13 Temmuz 2012

Bu da teknoloji sakarlığımın bir hatırası olarak kalsın:-)

Tem 13, 2012

13 Temmuz 2012

Dün itibarı ile yüzme mevsimini açtım:-)
-yüzme deyince aklıma buraya gelmeden önce kerem in yazlık saç traşı için gittiğimiz berberde gerçekleşen dialog geldi..berber kerem e sohbet olsun diye sordu:tatile gidiyorsunuz,peki yüzme biliyor musun?(1 senedir yüzme kursuna yolladığımız için ben evet biliyorum demesini beklerken)kerem in cevabı:pek bilmiyorum,çünkü kelebek stilini ve senkron(ne demek ise..)yüzmeyi pek beceremiyorum..berber-haklı olarak-diyecek bir şey bulamadı..:-)
-bir kaç seferdir zemda oteli akşam çiğdem erken ile çalma programım başlamadan bir süre önce tek başıma 30-45 dk gitar çalıyorum.bence enteresan oluyor,gittikçe gelişiyor ve bir yerlere varabilir gibi tınlıyor..
-bu ayki gitar dergisine kapak olmuşum..benim için sürpriz oldu ve itiraf edeyim hoşuma gitti:-)

Tem 13, 2012

4 Temmuz 2012

30 haziran pinhani konseri için günü birlik istanbul a geldim.kısa sürede gümüşlük ve bodrum civarı seyrek yapılaşmaya(gerçi 93 yılında buraların artık bitmiş olduğunu düşünmüştüm..) alışmış olduğumu farkettim.çünkü atatürk havalimanından haliç köprüsü arası yolun 2 tarafında görmüş olduğum garip ve düzensiz beton yığınından rahatsız oldum..binmiş olduğum metrobüsün penceresinden köprü yolundaki trafik çilesini seyrettim..hep dikkatimi çekiyor,arabaların çoğunda sadece tek kişi var.hepsi mi araba ile tek başına gitmek zorunda diye düşünmeden edemedim..aynı şey taksiler için de geçerli 20-30 bin taksi caddelerde müşteri bulmak için sürekli dolaşmak zorunda mı?
-pinhani jolly joker konseri çok güzel geçti.katılım oldukça fazla idi.şaşırdım ve sevindim.demek ki istanbullular pek tatile gitmemişler..cayır cayır çalmayı özlemiş olduğum için sahnede estim,gürledim,kurtlarımı döktüm:-)
-ertesi gün dönerken havaalanında nejat yavaşoğulları ile rastlaştım.kısa ama hoş bir sohbet oldu..
-akıncan ile kerem rüzgar sörfü çalışmalarına katılmaya başladılar.doğal olarak akıncan daha kolay öğreniyor.hocası minik kerem in yaşına göre iyi,ama çok cılız ve dolayısı ile güçsüz olduğunu söyledi.her ne kadar iştahı açılmış olsa da henüz normal bir düzeye ulaşmış değil..bu konudaki huysuzluklarının son noktası:oğlum pilavını niye yemiyorsun,o pirinç tanesini niye ayırdın?cevap:o iyi pişmemiş..
şimdilik böyle..

Tem 4, 2012

25 Haziran 2012;Gümüşlük

Ailece Gümüşlükteyiz..bu sene çocuklar 2.5 ay boyunca deniz ve güneş görsünler,iştahları açılsın,serpilsinler istiyorum.nitekim şimdiden iştahsızlığı ile artık sinirimi bozan minik kerem bile öğün araları  yarım ekmek yemeyi isteyebiliyor/yiyebiliyor..mutluyum:-)

bu tatil karşılığı zemda otelinde haftada 5 akşam piyanist çiğdem erken ile sahne almaya başladım..şarkı listesi yavaş yavaş oturuyor..benim için değişik ve öğretici bir ortam..

-haziran başı nardis de sahne aldım.2.yarı,çağlayan yıldız vasıtası ile yahya dai,oğuz küçükberber ve ispanyol bir peküsyoncu bizimle(ben,çağlayan,turgut,serkan)sahne aldı.ilgi göstermeleri benim için onur oldu..akıncan da konseri izledi.’baba,mezzo kanalında izlediğin konserlere benzedi ’dedi..:-)

serkan ile çaldıktan sonra, bir daha yapacağım kayıtlarda klarnet mutlaka  olmalı diye düşünmeye başladım..

-pinhani ile kırklareli konseri aklıma geldi şimdi;alkol tüketimi ortalaması yüksek..herkes neşeli,müziksever..sağlık ocağında çalışan bir doktor ile sohbet ettik.enteresan anılarını anlattı;yaşlı bir teyze varmış,sağlık ocağına hergün gelip örgü örüyor ve hastalarla sohbet ediyor,böylelikle yalnızlıktan doğan sıkıntısını gideriyormuş..doktor da duruma alışmış..bir gün kadın gelmeyince merak edip arkadaşını arayıp sormuşlar.arkadaşı’o bugün hasta, gelemeyecek’demiş..:-)bir de diyalekt ile ilgili çok hoş birkaç anısı var.ama aklımda maalesef bir tanesi kaldı. şehir efsanesi gibi bir şey..oranın diyalektine göre kelime başındaki H harferi okunmuyor(misal;hayrabolu yerine ayrabolu diyorlar..).

 hasan ve hatice,isimlerinin baş harflerini ağaca kazıyıp aşklarını ölümsüzleştirecekler..
ve ağaca kazıyorlar ; A , A yı seviyor..

-geçenlerde otelin barında erkan oğur ile gün batımı esnasında 30 dk kadar çaldım.ve zevkten 4 köşe oldum..:-)umarım en kısa zamanda yine böyle bir fırsat doğar..

Erkan oğur doğal olarak gitar tamirini çok seviyor, yeni caz kasa gitarım ile ilgili yorumlarda bulundu..hemen ayak üstü manyetiğini söküp yerini düzeltmeye çalıştı..ne güzel..

-istanbul da olmayışıma seviniyorum.köprü trafiği,tamirat yüzünden kilitlenmiş..istanbul trafiği benim için çıldırtıcı bir kavram haline geldi..bir çözümü olmalı..sultanahmet meydanı misali şehir merkezine gelen arabalardan ekstra para kesilmeli bence..ama değneğin öbür ucunda galiba köprü gelirleri,satılan araba ve yakılan benzinden alınan vergiler ve kesilen park cezaları var sanırım..

-şu sıralar tv seyretmiyorum.gazete de pek okuyamıyorum.gündemi biraz twitter dan takip etmeye çalışıyorum..bütün haberler anında oraya düşüyor gibi..bu yüzden daha etkili buluyorum..twitter de okumaya çekindiğim,daha doğrusu hemen tıklamaya alışamadığım başlıklar, kişi adları..acaba/yoksa ölüm haberi mi diye düşündürüyor sürekli..bir çözümü olsa keşke.ne bileyim,farklı renk uygulaması gibi mesela..naifçe bir düşünce işte..

şimdilik böyle..   

Haz 25, 2012