31 Ocak 2012;kar yağıyor..

başlığı yazınca aklıma geldi.şapkalı a hala yasak mı acaba?(klavyede hala yok en azından..)minik kerem kelimeleri ezberlemekte zorluk çekiyor haklı olarak..emirgan kelimesini gördüğünde a kelimesini ince olarak telaffuz etmesi gerektiğini ezberlemek zorunda..(buraya kadar bile kerem in,’a’ açısından zorluk yaşayabileceği 5 kelime gördüm..)
-kar yağışı şiddetli..evvelki gün apartmanın dijitürk anteni bozuldu.havalar düzelinceye kadar tv yok..bakıyorum akıncan daha çok gitar ve davul çalışıyor..kerem daha çok ödev yapıyor..kızma birader ve monopol salonun ortasında serili..ne güzel..
-yapılan uyarılara rağmen insanların özel arabalarını kullanma konusunda ısrarcı olmalarını anlayamıyorum.elbette toplu taşıma araçları tam etkin değil..onlara ulaşabilmek ve sonra onlarla ulaşım ve sonrası zahmetli..ama özellikle bu koşullarda bence değer..dün akşam nalburda alışveriş esnasında tv de gördüğüm trafik manzaraları normalde içimi burkabilirdi.ama bu durumda kızdırdı..
umarım bugün daha sorumlu davranmışlardır ve dolayısı ile yollarda daha az sorun olmuştur..
-bir evvelki yazıyı okurken unutmuş olduğumu farkettiğim bir anı;Sunay,Tülay Özgür ün kızları Defne nin doğum günü partisinde Kerem,birkaç kız ile prova yapıp bizlere ‘we will rock you’ yu çaldılar.kerem bu sefer gitar ile ritim çalıyordu..çok hoşumuza gitti.özellikle kerem in kendini vererek çalması,beni duygulandırdı..hafızama kazıdım aslında,ama buraya da iliştirmiş olayım..
işte böyle..

Oca 31, 2012

28 Ocak 2012

aslında yılbaşında günlüğe bir yeni yıl yazısı yazarım diye düşünüyordum,ama hiç içimden gelmedi..daha sonra içimden geldiğinde ise internetim olmadı..böylelikle son yazım ile arayı açmış oldum..

-yılbaşılar artık hiç anlamlı gelmiyor.nedenini bilemiyorum..tur esnasında bir kaç kişiye sordum.benzeri yanıtlar aldım.nedenini sordum.bir kişi,ekonomik sebeplerden bence dedi..belki doğrudur,kestiremiyorum..

-bu sene istanbul da kalacağım..rehber olarak anadolu da çalışmak istemiyorum artık..şu sıralar istanbul da tur yapıyorum..geçenlerde tur bitiminde bindiğim taksinin şoförü bana bir hikaye anlattı;şoför arkadaşı hiç türk müşteri almaz,sultanahmet civarında taksisi ile turist beklermiş..2-3 dil bildiği için turistleri kandırarak,götürdüğü yerlerden yüklüce komisyon alırmış..bu yüzden arkadaşları arasında adı’hırsız cemal’ e çıkmış..turistleri kazıklayarak kazandığı paraları da,haydan gelen huya gider misali,kumarda ve orada burada yiyormuş..bir gün,yanlış hatırlamıyorsam rus,3 kişi gezdirirken şoför tarafından kazıklandıklarını farkeden bu rus turistler tarafından feci bir şekilde dövülüp hastanelik olmuş..o günden beri-kemikleri bile kırılmış olduğu için-çalışamıyormuş..
masal anlatımı gibi oldu:-)..konu turizm ile alakalı ve güncel olduğu için buraya iliştiriyorum..

-yakın zamanda benim B.Ö. zamanından kalan siyah strat gitarımı bir kaç kere-pinhani 3. albüm kayıtları,konserleri ve tv de gitaristler gecesinde- çaldım.minik Kerem beni,başka gitarın var,niye benim gitarımı çalıyorsun diye azarladı:-))

aslında gitarı,ayarlayıp Kerem e hazır etmek istediğimden bu aralar çalıyorum.ayrıca gitarın sapı da çok rahat.. özlemişim..aslında benim çok eski ve sevdiğim bir telecaster gitarım vardı.onu özledim..umarım ileride bir ara ona denk düşerim..

-Pinhani 3.albümünün mix safhası bitmek üzere..gitar sololarım ile dolu bir albüm oldu:-)solo albümüm kıvamına yakın:-)bence enteresan bir albüm oluyor ‘başka şeyler’…
-akıncan ın geçenlerde gitar ile çalıyor olduğu 2 fikrini kayıt altına aldım..epey hoşuma gitti.kendi o yaştaki durumum ile kıyaslıyorum,bana göre-aslında doğal olarak-oldukça ilerde..arkadaşları ile grup kurmuşlar,prova yapıyorlarmış.hoşuma gitti..grupta ise davul çalıyor..
-minik kerem de davula meraklı galiba.pinhani ırmak okulu konseri ses provasından sonra çekinmeden davulun başına geçti ve ‘we will rock you’parçasını çaldı,bize de çaldırdı:-)
-minik kerem ile seyrettiğimiz bir fineas förb çizgi film bölümü beni hatırladıkça güldürüyor;fineas ve förb,futbolcu david beckham ile röportaj yapıyorlar.sonra birbirlerine futbol topu ile yaptıkları numaraları gösteriyorlar.tabii çizgi film karakterlerinin top ile yaptıkları numaralar müthiş..filmde bir gerilim müziği duyulmaya başlıyor ve filmin kötü karakteri iri ve şişman çocuk beliriyor.david beckham,sen de kimsin diye soruyor.cevap;senin kabusunum:-)çocuk kaleye geçip,bana en iyi atışını yap deyince D.B.omuzunu silkip topa vuruyor.vuruş o kadar sert ki,çocuk topla beraber fileleri yırtıp uçmaya başlıyor.çocuğun dünya çevresinde bir ur attıktan sonra perişan bir ifade ile aynı yere konduğunu görüyoruz.diyaloglar;çocuk:ingiltere nin üstünden çay saatiydi,onun için size çay getirdim.tepsiyi uzatıyor.D.B.çayı fincandan yudumladıktan sonra,hmm çay çok güzel,çörek yok mu?çocuk perişan ve suçlu bir ifade ile;almıştım,ama yolda gelirken acıktığım için yedim..
kerem ile ben her seferinde burada kopuyoruz..:-))
-bugün Hane-i akustik albümünün Ayasofya müze dükkanında satıldığını gördüm.çok hoşuma gitti..sordum.2 günde 5 adet satılmış.demek ki turistlerin ilgisini çekebiliyor.ne güzel..
-sinan cem eroğlu solo albümü ‘tesadüf’ü tur esnasında fırsat yaratıp gittiğim berberde traş olurken dinlemek istedim.önce,ülkemizi temsil edecek,yaşı genç ama şöyle yetenekli vs diyerek biraz reklam yaptım.berber de ney üflüyormuş.ilgilendi.cd yi koydu.piyano sesini duyunca,ama burada piyano var deyip kızdı.bu mu ülkemizi temsil edecek dedi ve ezan bahanesi ile de cd yi kaldırdı.şaşırdım..müziği beğenmiyebilir,zevk meselesidir,ama ön yargılı tavrı hoşuma gitmedi..o günden beri o berberde traş olmak içimden gelmiyor..
-fırsat buldukça yeni parçalarımı düşünüyorum..bu sefer parçaları gitarda bir nebze olgunlaştırdıktan sonra kaydedeceğim..çok zevkli bir süreç..
işte böyle..

Oca 28, 2012

23 Aralık 2011

aradan yine bayağı zaman geçmiş..bir süre yazmak istediklerimi cep telefonuma not ettim.sonra onu da bıraktım.şimdi önce hatırladıklarımı sonra not aldıklarımı buraya iliştirmeye çalışacağım..

-dün,Sinan Cem Eroğlu ile kaydettiğim 6.albüm nihayet çıktı.Hane-i akustik oldu adı..bu albümde yer alan parçalarımı konserlerimde çalmayı çok seviyorum..

- gitardan çıkan tonun ana unsurunun tuşe olduğu malum..bu bağlamda,çalınan notalara-aslında hangi enstrüman,hangi şartlar altında olursa olsun-ateş yansıtılmasını severim.geçenlerde Evren Arkman ile sohbet ediyorken,bana tonumla ilgili kişisel düşüncesini ‘abi,senin notaların yanıyor’diyerek belirtti.bu saptaması düşüncelerimle örtüştüğü için de olsa gerek,hoşuma gitti:-)

-şu sıralar pinhani kayıtları yapılıyor.2-3 hafta evvel Demirhan Baylan ve Turgut Alp Bekoğlu ile 3 parça kaydettik . güzel oldular..pinhani parçaları kayıdından sonra 3ümüz yaklaşık 1 saat doğaçlama bir kayıt yaptık.çalarken çok zevk aldım.bir ara o kayıdı dinlemek istiyorum.merak ediyorum,dinlemesi de zevkli olacak mı?

şu sıralar doğaçlama çalmak,özellikle doğaçlama kompozisyon yapmak fikri beni oldukça heyecanlandırıyor..Umarım böyle kayıtlar,hatta konserler gerçekleştirebilirim..

-bir süre evvel Ediz Hafızoğlu bana youtube da popüler olan 2 adet detone videosu izletti.gülmekten gözlerimden yaş geldi.özellikle bir dileğim var videosu:-)gülüyorum,ama diğer yandan durumu hafif üzücü buluyorum..

-youtube da ,yabancı bir takım gitarist çocukların,mikrotonal başlığı altında makamları tanıttığı videoları gördüm..gitar sapında perdelerin arasına da perde çakıp ara sesleri buluyorlar..ama çaldıkları makamların arıza sesleri kulağıma eğreti geldi.her ne kadar teorisini anlayamasam da,makamlarla ilgili kulak dolgunluğum var demek ki..

-geçenlerde arka arkaya istanbul turları yaptım.dolayısı ile toplu taşıma araçlarına yetişmeyi dakikalardan,saniyeler boyutuna indirme pratiğine eriştim.evvelden ohoo,daha 5 dk var diyordum.sonra bu 1-2 dk ya indi.

en son kendimi ohoo daha 38 saniye var derken buldum:-)bu kadar ince zaman dilimlerinde hareket etme,bende aslında tam tanımlayamayacağım ,neredeyse özgürlük diyeceğim,bir duygu uyandırdı:-)

ufak zaman dilimlerini dolu dolu yaşamak müzikte de çok zevkli..

farkındayım,ama konuya hakim değilim.o yönde çalışmalarım sürüyor:-)

-geçenlerde yeni tanıştığım,ama çok sevdiğim bir insan olan bas gitarist Argun Erişçi ile konuştum.ona,turizm meşguliyetimi,ve dolayısı ile müziğe istediğim kadar zaman ayıramayışımı dile getirdim.Argun da’müzik ve turizm uçmak için 2 kanadın olsun’teselli ve temennisini dile getirdi.çok hoşuma gitti…

-minik kerem i uyutmak büyük bir sorun.gece geç yatıyor.sabah da erken kalkıyor..nasıl başarıyor anlamıyorum ama,bizim için yorucu oluyor..bir süre evvel düzenli uyursan boyun büyür dedim.erken yatmaya başladı:-)3gün sonra da boyunu öçtürdü.yarım santim büyümüşsün dedik.etkili oldu galiba.şimdilerde daha erken uyuyor..

son zamanlarda çizgi filmlerinin yanı sıra belgesel kanallarını da izlemeye başladı.çok memnunum..

-ben şebnem ve kerem büyük halamı ziyarete gittik.yeni azeri bakıcı,kerem i gösterip,torununuz mu diye sordu:-)halam da,onlar senin gibi 13 yaşında çocuk yapmıyorlar diye çıkıştı:-))

-doğum günümü Sinan Kaynakçı nın sürpriz organizasyonu ile pinhani kapsamında da kutladık.bir barda sevdiğim belçika biralarını içerek..çok güzeldi.ayrıca bu vesile ile belçika biralarının artık türkiye ye geldiğini öğrenmiş oldum..

-16 Kasım  maskbar konserimde dinleyiciler arasında 4 turist vardı.konserden sonra yanlarına gidip konuşunca,tesadüfen değil,gazeteden-daily hürriyet de ilan/haber çıkmıştı-okuyup geldiklerini öğrendim.albümleriniz biz de var dediklerinde iyice şaşırdım ve çok sevindim..

-bu akşam tv de okan bayülgen in programında gitaristler gecesi varmış.ben de davetliyim.gitarist abilerim ve kardeşlerim ile görüşmek için iyi bir fırsat olacak..

Ara 24, 2011

11 Kasım 2011;11.11.11

bu önemli günde buraya yazmam şart:-)bugün öğleye doğru yeni çıkarmak istediğim albüm için piccatura ya gittim.mehmet;abi saat tam 11.11 dedi..ben de doğum günümde ve dolayısı ile 11.11.11.11.11 eşiğinde yapmış olduğum bu girişimi hayra yordum:-)
-van depremi ve artçıları münasebeti ile duyulan,basına yansıyan çarpıklıklar silsilesi moral bozucu..anlaşılan kısa vadede düzelme olasılığımız yok..umarım 2-3 nesil sonrası ortalamamız daha iyi bir yerde olur..
-bir süre evvel beyoğlu mask barda konserim vardı.konserden önce kısa da olsa sarp maden konserini ziyaret ettik(sinan cem eroğlu,argun erişçi ile birlikte..)kimse yoktu.biz gelince sarp çalmaya başladı.3.parçada 2 kişi izlemeye geldi.bayrağı size teslim ediyoruz diyerek kalktık..benim konserde de durum pek farklı değildi:-(
-bayramda ailece beşiktaş ta oturan halamı ziyarete gittik.vapurda(kadıköy-beşiktaş)2 kişi gitar çalıp bir parça söyledikten sonra para toplamaya başladı.acaba ne kadar kazanıyorlar diye hesap yaparken akıncan;’senden daha iyi kazanıyorlar’dedi..benim müzik çerçevesinde haklı:-)
- dün akşam sinan cem eroğlu konserinde çaldım.en son konserimde benim ona verdiğim(kazandığımı eşit bölüştürüyorum..)paranın 8 katını kazandım.sinan a,akın eldes project i(bir türlü isim bulamadım..)bırakıyorum,senin gruba giriyorum dedim..
-geçenlerde şehir turuna giderken iphone telefonumu evde unuttum.bu marifetli telefonun gündelik hayatımda bayağı bir yer kaplamış olduğunu farkettim:-(
-11.11 münasebeti ile doğumlarda bir patlama var sanırım.anlayamıyorum.aslında bilmiyorum..belki de önemlidir..reiki ve benzeri konulara merakı olan bir arkadaşım olan çağlar 11.11 in özel bir eşik olduğunu söylemişti.detayları bir ara sorayım,merak ettim şimdi..
-doğum günümü evde şebnem in hazırladığı güzel yemekleri, bulutsuzluk özlemi 20.yıl cd si eşliğinde yiyerek kutladık..
işte böyle..

Kas 11, 2011

25 Ekim 2011

evdeyim.biraz halsizim.dinlenmeye çalışıyorum.ayrıca üstümde(sebepler,geçim kaygısından başlayıp van da yaşanmış deprem felaketine,oradan da havaların kapalı ve soğuk olmasına kadar uzanıyor..) garip bir kasvet var..elime gitar alasım gelmiyor..belki buraya yazarak biraz rahatlarım..deneyeyim..
-birkaç gündür fırsatım olmadığı için buraya iliştiremediklerimi,unutmamak için,cep telefonuma not alıyorum..
-geçenlerde kerem in ödevine yardım ediyordum(,_yor gibi yapıyordum..)elinde çeşitli duyguların (sevinç,kızgınlık vs..)yüz ifadelerinin resmi var.resimler kesilip birer çubuğa yapıştırılacak,maske gibi olacaklar.baba ara duygular yok mu diye sordu.mesela dedim..üzüntülü iken sevinç de hissedebilirim.kendimi bir garip hissederim ama tarif edemeyebilirim diye örnekleyince şapkam düştü..8 yaşında iken aklıma gelmeyen düşünceler..aferin minik oğluma..
-ilkin(deniz) in evinde birlikte hoş bir prova yaptık.seneye umarım bir kayıt gerçekleştirebiliriz.prova sonu sohbetinde ben en son konserlerimde başıma gelen akıl almaz aksilikleri anlattım.o da bana yakın tarihlerde yapılan bir telvin konserinde oluşan inanılmaz aksiliği anlattı;ses provası esnasında salonda voltaj 243 e çıkmış.regülatör de olmadığı için mikser,erkan oğur un amplisi vs.çalışmamış.konser saati gelmiş..kara kara düşünürlerken akıllarına jeneratörü devreye sokmak gelmiş.neticede ses provasız,ama hiç olmazsa çalışan ekipmanlar ile konser başlamış.ama jeneratörün (kesintisiz çalışma süresi mi o kadar,yoksa öyle mi denk düşmüş emin değilim şimdi..) içinde 2 saatlik mazot varmış..sahneyi ilkin şöyle tarif etti;erkan oğur gitar solosunu çalarken birisi ilkin e işaret ediyor;10 dk.lık mazot kaldı..
-geçenlerde yoğun şehir turlarına başladım.hem ayaklarım geri gidiyor,hem de hala gülümseten şeyler oluveriyor..artık son dakikacılığım had safhaya ulaşmış durumda..mesela sabah karaköy vapuruna binerken,,ohoo daha 1 dk.5 sn var önce bir gazeye alayım diyebiliyorum.bir kere beni şebnem araba ile erenköy den bostancı ya bırakacaktı.telaş içinde..sakin ol dedim çok zaman var.2kere gideriz..tabii inanmadı..ama yolun 3-4 dk. sürdüğünü görünce şaşırdı..ama bir keresinde çok abartmışım.taksiye binip buçuktaki vapura yetişmemiz lazım dedim.şoför,saat zaten buçuk deyince kendime gülümsedim..
-son turda almanya da yaşayan bir türk müşterim vardı.sayesinde whatsapp programını öğrendim..niye iphone unu kırmadın diye sordu.ben kırılınca-çağrıştırdığı üzre-telefona kötü bir şey olur,sorunlar oluşur diye düşündüğümü belirtince,telefonun kırılınca değerinin 2 kat arttığını söyledi..vay canına..
-yine son turda türkiye,daha doğrusu istanbul hayranı bir avusturyalı vardı.hans kandela.buraya gelmeden fatih akın filmlerini izlemiş,istanbul sessions u biliyor.almanya da konserine gitmiş.lale plak,hamdi restoran,babylon,tophane,cihangir vs..bayağı bilgili ve ilgili idi.promosyon ara taksim cd si verdim..mail atmış cd yi cok sevmis.burada nasıl tanıtabilirim diye soruyor..ne güzel..
-geçen akşam salonda uyuyakalmışım.akıncan bilgisayardan müzik dinliyor..güzel bir gitar solosu ile uyandım.kim çalıyor diye sordum.’sen’ dedi..parçanın,beynim zonkluyor olduğunu farkettim..
- tur münasebeti ile istanbul trafiği keyfini yaşıyorum.ev-otel arası 80 dk olursa iyi bir skor..sonra tur esnasında yaşanan trafik cabası..akşam eve döndüğümde pilim bitmiş oluyor..
geçen akşam tur beyazıt da bitti.hayri kaptan ile vedalaşıp minibüsten turistler ile indim.otellerine gittim.15-20 dk. onlarla vedalaştım.otelde gerekli kontrolleri yaptıktan sonra çarşıkapı tramvay istasyonuna yürüdüm.biraz bekledikten sonra binip kabataş a geldim.dolmabahçe ye yürüdüm.şebnem ile buluşacaktım.beklerken 2 çay içip manzarayı seyrettim.sonra yola çıkıp şebnem i beklemeye başladım.bir de baktım,tur yaptığım minibüs önümden ağır ağır geçiyor.meğerse hayri kaptan oraya ancak varabilmiş..
tur katılım sayısının az olduğu durumlarda bazı rotalar için tramvayı kullanmak hakikaten çok daha mantıklı..
-geçenlerde suzafoncu ertan sayesinde zaytung u internetten düzenli takip etmeyi öğrendim.gazeteden çok daha eğlenceli..kim yapıyorsa eline,aklına sağlık..
-yarın mask beyoğlu konserim var.ama hiç çalasım yok..
işte böyle..

Eki 25, 2011

11 Ekim 2011

6 ekim yazımı mask konserine giderken turgut un arabasında acele ile yazmış ve iliştirmiştim.(öyle sanıyordum..)
ama olağan:-) bir sakarlık neticesinde bugün iliştirebiliyorum..
-pinhani ile belçika nın gent şehrini biraz gezme olanağı bulduk.meşhur midyelerini yedik..gent,mimari açıdan brüksel e göre çok daha hoşuma gitti.pazartesi sabahı açık müzik dükkanı ararken caddeye ayak basmam ile arkamdan gelen arabanın yavaşlayıp durması bir oldu..istanbul da pek yaşanmayacak bir lüks..ama yollarda en fazla söz sahibinin bisikletli olduğunu da farkettim..bulunduğumuz semtde mevcut olan 3 müzik dükkanının da pazartesi günü kapalı olduğunu görmek şaşırtıcı oldu..
-mask daki 6 ekim konseri başta biraz tutuk çaldım.ama 2.yarı epey eğlendim.ama başkalarını bilmem:-)
genel olarak iyi bir konserdi.mask da sesler de güzel..26 sında orada çalacağım.heyecanla bekliyorum..
-sanırım oluşmuş olan program boşluğunu doldurmak sebebi ile(veya her neyse..)koray sayesinde ani bir program yapıldı.doyısı ile yarın akşam haymatlos da çalıyorum.bu münasebetle değişik bir formasyon deneyeceğim.perküsyon,erbaneler(3 kişi) ve didgeridoo..+ sadece ben..
sanırım enteresan bir konser olacak..daha doğrusu,umarım:-))
-havalar soğumaya başladı ve yazın geçmiş olduğunu hatırlattı..bu yaz şöyle lezzetli bir domates yiyemedim yahu..pardon,bir kere balık pazarında nasıl olduysa denk düşüp,farkını vererek satın almıştım..
:-)

Eki 11, 2011

6 Ekim 2011

Aslında yazmak istediğim bir kaç konu vardı,ama yine vaktim yok:-)
dün önemli bir gün idi.çünkü benim konserim vardı.clinic live da çaldık.olumsuz ve sinir bozucu şartlara rağmen enerjisi yüksek bir konser oldu.tabii bunda Turgut alp bekoğlu,ismail soyberk,izzet kızıl ve Sinan cem Eroğlu nun çok büyük payları var..
Gelen seyirci sayısının çok az olması sebebiyle aldığımız para çok düşük:-( bu münasebetle günün tortusu,ismail soyberk in söylediği bir cümle idi.boş ver parayı.. müzik ile beslenmemiz lazım..burada beraber çalarak geçirdiğimiz 2 saat,evde kendi başına yapacağın 10 saatlik etütten çok daha değerli..
-bu akşam ilkin deniz,Turgut alp bekoğlu ve Engin recepoğlu ile mask da çalacağım.caz müziğini daha doğrusu lisanını bilmiyorum.dolayısı ile epey endişeliyim..ilkin ve Turgut,bize caz çalmasını bilmeyen bir gitarist lazım diyerek beni rahatlattılar:-))parçaları çalmasını bilmeden sahneye çıkmak..ilkin ve Turgut sayesinde çok hoş bir duygu:-))bakalım konser sonrası nasıl hissedeceğim?

Eki 11, 2011

30 Eylül 2011

Yine yoğunum:-) ne güzel..Dün Ardahan da Pinhani konseri vardı.bugün birsen tezer ile(gitaristinin eli kırık..)Beyoglu Clinic bar da çalıyorum.sonra 2 gün hollanda ve belcika da Pinhani..1günlük boşluktan sonra benim beyoglu clinic bar da konserim, ardından mask da ilkin deniz konseri..repertuarda bebop parçalar bile var:-(         caz öğrenmek için 1 günüm var:-) onumdeki 1 hafta biraz yorucu olacak,ama değişik tarzları ogrenmeye ve calmaya calismanin bana yaptığı ve yapacağı katkıya inanıyor ve cok seviniyorum..

buraya kadarini kars havalimaninda yazmistim.simdi hollanda da devam edebiliyorum.birsen tezer konserinde benim icin unutulmayacak guzellikte olan izleyici yorumu;sus pus parcasini boyle sert hic dinlememistim.parca megerse rock parcasi imis..:-)

-gecen gun evde gitar calisiyor iken 2 ayri odadan daha cipir cipir gitar sesleri geldigini farkettim..kerem tuvalette,akincan da salonda gitar caliyor..cok hosuma gitti..

akincan in caldiklari ozellikle cok ilgimi cekti.kimin parcasi diye sordum.kendi fikirleri imis.umarim unutmaz..ilk firsatta kendisini kaydetmeyi ogretecegim.kucukken piyanoda yaptigi minik besteyi unuttugu icin cok hayiflaniyorum.(kendime…)cok guzeldi.11 li akorlar 5 li araliklar vardi..

-evde kullanmadigim bir tascam kayit aleti vardi.tasinma munasebeti ile gecenlerde tozunu alip,sahip oldugum ilk gunlerde bir heves yapmis oldugum kayitlari dinledim..hazine bulmus gibi oldum.heveslendim:-) solo bir album yapmaliyim..

-kerem in aklimda kalmis olan 2 repligini unutmadan buraya ilistireyim;deja vu oldum(yoksa yasadim mi demisti..)anlamini biliyor musun diye sordum.acikladi.sasirdim.nereden ogrendin diye sordugumda tv dan dedi..vay be..

oburu ise cok eski,hatirlamiyorum simdi neyin uzerine soylemisti.galiba tv seyrediyorken yemek yiyoruz hadi sofraya gel dedigimizde,gelemem toplantidayim demisti:-)))

-bugun hollanda ya giderken yolda ilkin deniz ile sohbet ettim.bana erkan ogur icin eski tip e bow bulmak icin amerika da iken e bow firmasini telefon ile aradigini anlatti.telefonu acan adama yetkili birisi ile gorusmek istedigini soylemis.adam da buyrun ben firmanin sahibiyim demis.sonraki konusmalarda adam,aslinda bir ara birisini yaninda calistirmis oldugunu ama masraflarinin altindan kalkamadigi icin uretimi ve dagitimi kisacasi a dan z ye herseyi kendisinin yaptigini anlatmis…birlikte gulduk..

-bugun konser enschede de idi.cok guzel gecti.ses teknisyenlerinin islerine nasil onem verdiklerini,aletlerin konser sonrasi nasil sistemli toplandigini,tasimayi yapan gorevlilerin  islerini  zevk alarak yaptiklarini vs. gipta ile izledim..yakin zamanda beyoglu  civarinda  acilmis bir suru mekan var.bazilari ile bizzat kontakt kurdum.canli muzige onem verdiklerini soyluyorlar.iyi niyetleri beni sevindiriyor, ama bir cogunun icraatlerini beni sinirlendirecek olcude yetersiz buluyorum..bu insanlari toplayip, avrupa da staj gibi bir turne yapmalarini saglamak lazim diye icimden gecirdim.boylelikle belki biraz daha cabuk ilerlerler..

-evde sebnem,akincan ve kerem bayagi hasta.havalar azicik sogudu.hemen carpildilar:-(  bakalim ben ne zaman yakalanacagim.yakindir..sesim catallanmaya basladi..

Eki 1, 2011

5 EYLÜL 2011

bir evvelki yazımı ne zaman yazdığımı şimdi hatırlamıyorum ama , baksana..:-) , eminim twitter kanalımı açtıktan sonra buraya yazma dürtüm azaldı.çünkü twitter unutmak istemediğim ufak noktaları internete sabitlememe yarıyor.hem de cep telefonumdan,çabuk ve icabında fotoğraf ilaveli..sabitlemek demişken acaba nereye sabitliyor,ya da iliştiriyorum? o da epey çetrefilli bir konu ya..:-)
twitter da harf sayısı savaşına mağlup olacağı kesin olan noktaları ise buraya saklamaya çalışıyorum.onları da zaman geçtikçe unutabiliyorum.veya heyecanım geçince o konunun benim için bir esprisi kalmayabiliyor..
-yeni evimize yerleştik sayılır.daha yapılacak bir kaç şey ve açılacak daha 5 kolimiz var.ama artık zamanla..bu koliler benim müzik ile ilgili eşyalarım ile dolu :-)
-akustik sazlara ilgim epey artmış durumda..klasik ve flamenko stillerine eğilmemiş olduğum için bir kaç haftadır/aydır kendime hayıflanıyorum..halbuki yakın bir geçmişe kadar özellikle flamenkodan nefret ederdim:-)
şimdi artık bu tarzları öğrenmek için biraz geç..ağaç yaş iken eğiliyor hakikaten.öğrenme hızımın epey düştüğünü hissediyorum.(var olana da şükür tabii..)ama yine de şu sıralar konuları kenarından yavaş yavaş tırtıklamaya çalışıyorum.bakalım:-)
-yeni evimizde bir gitar ağacım oldu.(bu ismi minik kerem taktı..)6 gitar taşıyan dev bir gitar ayağı..3 ufak ve 3 de normal boyda (akustik/klasik)gitarımı astım.yeni keyfim:-)
-dün çok yetenekli bir gitarist olan cenk erdoğan ın stüdyosuna gittim.yeni kayıtlarımızı birbirimize dinlettik.ayrıca onun asıl branşı sanırım klasik ve flamenko gitar..çalışını seyrederken moralim bozuldu:-)ondan bu konuda uzman bir kaç isim öğrendim.youtube da izledik.hakikaten inanılmaz..sağolsun cenk..zaten yaptığı radyo programlarını da severek izliyor ve yeni gelişmeleri takip edebiliyorum..
-internet,youtube,facebook,twitter hayatımda gittikçe daha çok yer kaplamaya başlayan kavramlar..son haberler,istediğim müzisyenleri izleme olanağı,herhangi bir konu hakkında bilgi toplayabilme(tabii doğrusunu bulma sorunu da yanında..)..ne güzel..şimdilik..
-henüz tatile gidemedik.ayrıca artık bayramlarda araba ile tatile gitmekten korkmaya da başladım..galiba bu bayram tatili bilançosu 180 ölü ve 1000 yaralı.yazık..bunca duble yolun olmasına rağmen..
92 yılında askerlik yaptığım zamanı hatırladım.istanbul dan bartın a araba ile bir kaç kez gitmişliğim vardır.neredeyse her seferinde de karşıdan deli gibi sollayarak gelen bir araç yüzünden kendimi kenara atmışlığım..tamam.insan faktörü çok önemli ama,acaba bu kazalar belirli güzergahlar/yerlerde mi oluyordur?dolayısı ile karayollarının alabileceği önlemler,gerekiyorsa yapabileceği ilaveler saptanabilir belki? çok mu naif sorular bunlar?..:-(
-belki çocukların okulları başlamadan kısa da olsa tatil yaparız.bakalım..nasıl olacaksa..
-bayramda istanbul-özellikle trafik açısından-rüya gibi idi.erenköy den 10 dk da kadıköy e veya 35 dakikada taksim e..inanılmaz skorlar:-)keşke hep böyle olsa diye düşünmedim değil:-)
-1-2 hafta evvel ailece bir aquapark a gittik.bu yaz hiç kilo verememiş olduğumu farkettim.aquaparkta kaydıraklardan birinin tepesinde simidin üstüne oturdum.ilk hareket için beni itmeye çalışan bayan görevli simidi yerinden kıpırdatamadı.kendime iyice sinir oldum:-)o kadar da kilolu değilim ama.. yine de ne yapıp edip 10 kilo vermeliyim.sağlığım için gerekli..
-kurduğum hayaller arasında turizm ile artık pek uğraşmamak ve kendimi tamamı ile müziğe verebilmek var..aslında hayalden ziyade istek diyebilirim.ama..işte..neyse..umarım yakın zamanda bir şekilde formüle edebilirim..

Eyl 5, 2011

19 Ağustos 2011

böbrek taşı sancısı ve doğum sancısını 2 büyük acı olarak anlatırlar..gümüşlük de Ekmekçi ailesini ziyaret ettiğimde,2 sini de yaşamış olan ayşen in annesine göre böbrek taşı ağrısının daha kötü olduğunu öğrendim.böylelikle kafamdaki bu konu ile ilgili soru işareti ortadan kalkmış oldu..

 ama kıyaslanamayacak,hatta tahayyül bile edilemeyecek bir acı,evlat acısı  sanırım..diyarbakır da halkın,devletin yürüttüğü karşı operasyona,silahlı müdahele ve şiddet bir çözüm değil diye protesto gösterilerinde bulunmalarını anlayamadım..evet,şiddet bir çözüm değil elbette.ama protesto o zaman niye tek yönlü??

-açlıktan ölen somalili çocukların durumu bu kadar çözümsüz mü?anlayamıyorum..dünyanın bir yerlerinde açlıktan ölen insanların/çocukların olduğunu bilmek hakikaten çok kötü bir duygu..

Ağu 19, 2011